Son mesaj - Gönderen: KAPTAN - Cumartesi, 08 Haziran 2019 03:31
Sanal alemin en uzun soluklu arabesk damar ve türkü radyosu Hayal FM de reklamsız müzik keyfini bizimle yaşayın.
Radyo hayalfm biz
15 Kasım 2019, 23:54:25 *
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.
E-posta adresinize aktivasyon iletisi gelmediyse lütfen buraya tıklayın.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Duyurular: Radyo Hayal fm, canlı yayın, anında istek, Güncel Haber, resim galerisi, forum, paylaşım, video, 7/24 canlı yayın, müzik, sohbet ve bir çok faydalı içeriği ile sitemiz 2005 yılından beri yayın hayatına devam ediyor..
yönetim: Kadir Karahan Ve Hakan Uslu.
 
   Ana Sayfa   Yardım Ara Takvim Giriş Yap Kayıt  
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
Gönderen Konu: BÖCEKLERİN BİLE YEMİYOR , İNSANLAR NASIL YER?  (Okunma Sayısı 253 defa)
KAPTAN
ADMİN
Yönetici
Acemi Üye
*****

Karma 151
Çevrimdışı Çevrimdışı

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 93

DAMARIN BAŞKENTİ


Site
« : 18 Temmuz 2019, 11:48:05 »

Hiç kendi kendinize dediniz mi;
-Pastaneden aldığım poğaça,böreği çok severim ama ne zaman yesem bir kaç saat sonra midem yanmaya başlar..

Pastane böreği yedikten sonra midesi yanmayan var mı?

Vakti zamanında rahmetli hocamız Aidin Salih'e bir genç getirmişler, ağır gut hastası olup ayağının biri normalin iki katı büyüklüğündeymiş.

Hikayesine gelince; bu genç çalışmak için Ağrı'dan İstanbul'a gelmiş ve bir poğaça imalathanesinde iş bulmuş.
Çocuğa;
-İşte sana yatacak yer, al sana şu kadar ücret, yemek mi? Aha sana poğaça, ye yiyebildiğin kadar.. demişler.
O da yemeğe para vermemek için sabah akşam sadece poğaça yemiş..

Sadece 6 ay sonra ayağı o hale gelmiş, doktorlar yapabilecekleri birşey olmadığını ve "memleketine gitmesini" söylemişler.

İyi ama neden?

Cevap;
-PASTACI YAĞI!

Yani daha basit söylemle margarinin daha da kimyasallaştırılmış hali!
Size burda marganinin ne olduğunu anlatmayacağım zira bu yağın plastikten bir molekul farkı olduğunu hepiniz biliyorsunuz..

Ve bu yüzden yapılan deneylerde hiçbir karınca asla margarine yaklaşmamıştır çünkü besin maddesi olarak görmemiştir.Ancak aynı deneydeki tereyağını ise tüketmişlerdir.

Tereyağı masraflı gelince ve üreticiler bizim tüketim çılgınlığımıza yetişemeyince kendi işlerine geldiği gibi plastik molekullerine hidrojen ile katkı maddeleri enjekte ederek margarini buldular..
Tabi bunu tutturmak içinde;
-Efendim tereyağı kalp tıkanıklığı,kolesterol vs yapar diye bizim doğal yağlarımızı kötülediler.
Bakıyosun 80-90 yaşında köyde tereyağından başka birşey yememiş yaşlılarımız bizden iyiyken,bugün hastanelerde çocuklara radyasyonsuz anjiyo yapılır afişleri asılıyor..
Aman ne buyuk teknoloji!
Adama derler ki;
- 8-9 yaşında çocuğun ne işi var anjiyo ile,diyabet ile,kalp tıkanıklığı ile!

Ben hemen söyleyim;
-ANNE ÜŞENGEÇLİĞİ!

Bana hakkınızı helal edin,kusurumada bakmayın ama toplumu düzeltmek istiyorsak önce kendimize özeleştiri yapabilmeliyiz.

Evde doğal gıdalar hazırlamak varken siz bu cocukların her sabah beslenmesine pastaneden poğaça,simit,börek koyarsanız çocuğunuzun ileride çok sağlıklı olacağını mı sanıyorsunuz hanım kardeşim?

Gidin birgün pastanelere o çok sevdiğiniz Küt böreğinin yapımına bir bakın!

Ben anlatayım;
-Bir kat yufkayı serip yan tarafında bulunan kovaya elini daldırarak bir avuç yoğurttan farkı olmayan o iğrenç pastacı yağını alıp yufkanın üzerine yaydıktan sonra üzerine ikinci kat yufkayı sererek yine bir avuç yağ ile işlemi tekrarlayacak..

Sonra sizin saatlerce mideniz yanacak, hemen reflü ilaçları kullanacaksınız.Evladınız da bu kimyasalları bedenine depolayacak.. Sonra "ne oldu benim yavruma diye doktor doktor gezeceksiniz!"

Sabahları poğaça, börek vs. yemeden önce vücudunuza neyi soktuğunuzu ve iç organlarınızı nelerle muhatap ettiğinizi bir düşünün!

Tabi bu durumun benzeri pilav için de geçerlidir. Özellikle sokakta satılan pilavların nasıl o kadar lezzetli olduğunu ve evde yapılan pilavların neden o kadar güzel olamadığını düşünün.

Cevap;

-ÇİN TUZU!
Yani,MSG (Mono Sodyum Glutamat)
Bu kimyasal beyni öyle bir etkiliyor ki saman dahi yeseniz onu lezzetli olarak algılamanızı sağlayor. Ama bu Rabbimizin tertemiz yarattığı vücudumuz için zehir hükmündedir.

Bu maddenin en yoğun olarak bulunduğu yiyecekler de o özel okullarda okutup, en iyi elbiseleri giydirip en son model telefonlar aldığınız çocuklarınızın bilgisayarda oyun oynarken paket paket yedikleri o cipsler, pringlesler,açmalar poğaçalar içinde bulunuyor.

Ey anneler ve babalar!

Evinizin parkesi,mobilyaları aman çizilmesin diye pür dikkat ederken,arabanızın motoru bozulmasın diye en iyi ve kaliteli yağı seçerken,sizin en kıymetli sermayeniz olan vücudunuza ve evlatlarınıza ithal ettiğiniz "öldürücü değil süründürücü" olan yavaş etkili zehirlerin uzun vadedeki sonuçlarını görmek için arada bir hastane koridorlarında dolaşın..

Paylaşalım herkes okusun!
Kayıtlı
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
  Takvime ekle  
Gitmek istediğiniz yer:  

MySQL Kullanıyor PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.11 | SMF © 2006-2009, Simple Machines LLC XHTML 1.0 Uyumlu! CSS Uyumlu!
Bu Sayfa 0.014 Saniyede 19 Sorgu ile Oluşturuldu
 

HAYAL FM

MKPortal ©2003-2008 mkportal.it Tema By:Tilsimli 2006-2008