Son mesaj - Gönderen: ADMİN - Pazartesi, 13 Temmuz 2020 17:20
Hayal Forum' da komik videolar, güzel sözler, resimler, haberler, magazin, sohbet, Şarkı sözleri, Hikaye, şiir ve Daha Fazlası Bu Adreste. Üye Olmanız Yeterlidir.
Radyo hayalfm biz
04 Mart 2021, 05:39:48 *
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.
E-posta adresinize aktivasyon iletisi gelmediyse lütfen buraya tıklayın.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Duyurular: YENİ İNTERNET YASASI GEREĞİ  RADYO YAYINIMIZA SON VERDİK. SADECE FORUM SİTESİ OLARAK HİZMETİNİZDE OLMAYA DEVAM EDECEĞİZ.
 
   Ana Sayfa   Yardım Ara Takvim Giriş Yap Kayıt  
Sayfa: [1] 2 3 4 5 6 ... 10
 1 
 : 10 Şubat 2021, 15:30:13 
Başlatan ADMİN - Son mesaj Gönderen: ADMİN
1. Bir kişiyi telefonla iki defadan fazla aramayın. Çağrınızı yanıtlamazlarsa, ilgilenmeleri gereken önemli bir şeyler olduğunu varsayın.

2. Ödünç aldığınız parayı, diğer kişi size ödünç verdiğini hatırlamadan önce iade edin. Bu sizin dürüstlüğünüzü ve karakterinizi gösterir. Aynı şey para haricindeki diğer şeyler için de geçerlidir.

3. Birisi size öğle / akşam yemeği ısmarlarken asla menüdeki pahalı yemeği sipariş etmeyin. Mümkünse onların seçtikleri yiyecekleri sizin için de sipariş etmelerini isteyin.

4. Hiç kimseye "Ah, yani henüz evli değil misin?", "Çocuğun yok mu", "Neden bir ev almadın?"  veya "neden bir araba almıyorsunuz?"  gibi garip sorular sormayın. Bunlar sizin sorununuz değildir.

5. Arkanızdan gelen kişi için daima kapıyı açın. Erkek ya da kız, yaşlı ya da genç olması fark etmez. Toplum içinde birine iyi davranmak sizi küçültmez.

6. Bir arkadaşınız sizin için bir ödeme yaptıysa, bir daha ki sefere siz ödeme yapın.

7. Farklı görüşlere saygı gösterin. Unutmayın, birinin 6 gördüğü, size 9 görünebilir. Ayrıca, ikinci görüş bir alternatif için iyidir.

8. İnsanların konuşmasını asla bölmeyin. Konuşmalarına izin verin. Dediklerinin hepsini duyun ve hepsini filtreleyin.

9. Konuşurken gereksiz konulara girmeyin. Asıl konuyu anlaşılır şekilde anlatmaya çalışın.

10. Birisiyle dalga geçer  ve onlar bundan hoşlanmazsa, durun ve bir daha asla yapmayın. İnsanları daha fazlasını yapmaya teşvik edin ve ne kadar minnettar olduğunuzu gösterin.

11. Biri size yardım ederken "teşekkür ederim" deyin.

12. Arkadaşlarınızı kamuoyunda övün. Baş başayken eleştirin.

13. Birinin kilosu hakkında yorum yapmak için hiçbir zaman bir neden yoktur. "Harika görünüyorsun" demen yeterli. Kilo vermek hakkında konuşmak istiyorlarsa, zaten yapacaktır.

14. Biri size telefonunda bir fotoğraf gösterdiğinde sola veya sağa kaydırmayın. Sırada ne olduğunu asla bilemezsiniz.

15. Bir arkadaşınız size doktor randevusu olduğunu söylerse, bunun ne için olduğunu sormayın, "Umarım iyisindir" demeniz yeterlidir. Onları, size kişisel hastalıklarını söylemek zorunda kalma gibi rahatsız edici bir duruma sokmayın. Bilmenizi isterlerse, bunu zaten söylerler.

16. Temizlik görevlisine CEO ile aynı saygıyı gösterin. Altınızdaki birine ne kadar kaba davrandığınızdan kimse etkilenmez, ama insanlar onlara saygılı davranırsanız bunu fark edeceklerdir.

17. Bir kişi doğrudan sizinle konuşuyorsa, telefonunuza bakmak kabalıktır.

18. Sizden istenene kadar asla tavsiye vermeyin.

19. Kimseye gerek yokken yaşını ve maaşını sormayın.

20. Sizi doğrudan ilgilendirmeyen herhangi bir şey olmadıkça işinize odaklanın.

21. Sokakta biriyle konuşuyorsanız güneş gözlüğünüzü çıkarın. Bu bir saygı göstergesidir. Göz teması konuşma kadar önemlidir.

22. Yoksulların ortasında asla zenginliğinizden bahsetmeyin. Benzer şekilde, çocuğu olmayanların yanında çocuklarınız hakkında konuşmayın.

23. İyi bir mesajı okuduktan sonra, "Mesaj için teşekkürler" demeye çalışın.  Takdir, sahip olmadıklarınızı elde etmenin en kolay yolu olmaya devam eder.

 2 
 : 24 Ekim 2020, 22:18:13 
Başlatan HayalFm - Son mesaj Gönderen: HayalFm
Padişah, baş vezire sormuş:
- ‘Eğitim mi önemli, karakter mi?’
Vezir hemen cevap vermiş:
- ‘Karakter önemlidir sultanım!’
Padişah, memleketin her yanına tellallar göndermiş:
- ‘Duyduk duymadık demeyin… En iyi hayvan eğiticisine 100 kese altın ödül verilecek!’
Yapılan elemelerden sonra bir kişi, ‘ülkenin en iyi hayvan eğiticisi’ olarak padişah’ın huzuruna çıkmış. Padişah sormuş:
- ‘Bir kedi’ye tepsiyle servis yapmayı ne kadar zamanda öğretirsin?’
- ‘Altı ayda öğretirim padişahım!’
Aradan altı ay geçmiş. Eğitici huzura alınmış. Padişah sormuş:
- ‘Öğrettin mi?’
- ‘Öğrettim padişahım!’
Saray erkanı toplanmış. Hünerli kedi elinde tepsiyle servis yapmaya başlamış. Tam baş vezirin önüne geldiği zaman padişah sormuş:
- ‘Ey vezir! Söyle bakalım, eğitim mi önemlidir, karakter mi?’
Vezir, padişahın sorusuna cevap vermeden önce, kaftanının altında hazır tuttuğu bir fare’yi yere bırakmış. Kedi, fareyi görünce tepsiyi attığı gibi farenin peşinden koşmaya başlamış. Altı aylık eğitim de boşa gitmiş.Vezir, padişahın sorusuna cevap vermiş:
- ‘Karakter önemlidir padişahım.

Önünde bir fare gördüğünde her şeyi unutan bu kedi gibi, eline bir fırsat geçtiğinde çıkarının peşinde koşan, dinini bile satan, eğitimli fakat karakteri bozuk insanlardan da Rabbim ümmeti korusun!’.

Amin

 3 
 : 24 Ekim 2020, 22:13:35 
Başlatan HayalFm - Son mesaj Gönderen: HayalFm
2 delikanlı bir adamın koluna girip Hazreti Ömer'e getirirler
"Ya Ömer! Bu adam bizim babamızı öldürdü kısas  isteriz" derler.

Mahkeme kurulur adama son isteği sorulur.
Adam: "Eşim ve çocuklarımı 3 günlük yolda bıraktım  benden haber bekliyorlar. Müsaade edin onlar ile helalleşeyim"

Hazreti Ömer: "İdam kararın verildi. Sen 3 günlük yola gitmek için izin istiyorsun. Nasıl güvenelim sana?"

Adam: "Ya Ömer" der ve İsra süresi 34.ayeti okur.
"Söz verenler verdikleri sözden mükelleftir. Yarın  huzuru mahşer de hesaba çekilecektir."

Hazreti Ömer;  "Peki. Fakat yerine bir kefil almamız lazım.
Sen gelmezssen onu idam edecez."

Adam ordaki kalabalığa sorar kefil olacak olan var mı?
Kalabalıktan ses yoktur.
En arkadan biri elini kaldırır ve
"Ben olurum Ya Ömer" der.
Bakarlar ki bu kişi Hazreri Ebu Zer'dir.
Herkes şaşkın

"Ya Ebu Zer neye kefil olduğunu biliyorsun değil mi?"
 der Hazreti Ömer
"Bırakın  gitsin adamı ben kefilim" der yine Ebu Zer.

Adam biniyor atına uzaklaşıyor.
3 gün herkes adamı konuşuyor gelecek mi gelmiyecek mi? Mescitte bile gündem oluyor.

Akşam namazına yakın uzaktan bir atlı geliyor.
Hazreti Ömer: "Be adam neden geldin?"

Adam: "Demesinler ki Müslümanlar söz veripte sözlerini tutmuyorlar diye geldim."

Ölen adamın çocukları söz ister bu defa.
"Ya Ömer biz kısas hakkımızdan vazgeçtik."
Hazreti Ömer:
"Peki neden affediyorsunuz babanızı öldüren bu adamı?"
"Ya Ömer demesinler ki Müslümanların arasında merhamet yok oldu!"

Ebu Zer'e dönüp;
"Sen bu adamın neyine, nasıl inandın da kefil oldun?"
Hazreti Ebu Zer;
"Ya Ömer demesinler ki Müslümanların arasında güven, itimad kaybolmuş. Onun için kefil oldum" der.

Birlik olalım.
Aramızda güveni, itimadı yok etmeyelim.
Yoksa dağılırız. Yok oluruz.
ALLAH birlik ve beraberliğimizi bozmasın inşallah  Amin

 4 
 : 11 Ekim 2020, 08:37:20 
Başlatan HayalFm - Son mesaj Gönderen: HayalFm
Adam koca bir danayı kurban kesti ve büyük bir ateş yaktı, kızına dedi ki:
'' Kızım, sevdiklerimizi ve komşularımızı çağır ve gelip bizimle oturup et yesinler ..."
Kızı bağırdı: ′′ Evimizde yangın çıktı  yetişin ahali Evimizdeki bu yangını söndürmemize yardım edin!".
Birkaç dakika içinde bunu duyan bir grup insan yangın söndürmek için yardım etmeye koşup evlerine geldiler.
Diğer komşular akrabalar bu feryadı duymamış gibi davrandılar feryada kulak tıkadılar.
Yardıma gelenler Kurban kesen aileninkurban etinden yiyip içtiler karınlarını doyurdular giderkende elerine birer parça et verildi.
Baba şaşkın’dı kızına döndü ve dedi ki:
'' Kızım Gelen insanlar, tanımam, daha önce hiç görmedim, Kızım yangın var dedin bağırdın peki sevdiklerimiz, dostlarımız ve meslektaşlarımız nerede?".
Kızı gözleri dolu dolu dedi ki:
'' Evimizdeki yangını söndürmeye yardım etmeye gelmeyenler bizi yangına terkederler Bizim dostumuz arkadaşımız aile akrabamız değillermiş demekki dedi.
Komşu olup dost akraba olmayı dostluk yapmayı Cömertliği ve misafirperverliği hak edenbbler bunlarmış demek ki baba dedi".
Sonuç: Bir felaket anında kim yanınızda değilse, ona dost, kardeş akraba aile demeyin...
Çünkü bunlar, sizin yüzünüze gülen nezaketinizi, cömertliğinizi hak etmeyenlerdir.

 5 
 : 25 Eylül 2020, 21:41:56 
Başlatan HayalFm - Son mesaj Gönderen: HayalFm
BİZ TÜRKLER 😆        
                                                                                              Misafirin yanında dayak yemeyeceğini bildiği için sınırları zorlayan çocuktaki cesaret kimsede yok.

Kavgaların en çok 'ne bakıyon len' diye çıktığı bir ülkede, otobüslere karşılıklı koltuk yapmak çok mantıklı.

Dişini fırçalayan erkeği bulmuş da, macunu ortadan sıkmayanını istiyor. Bak bak lükse bak.

Arabada kemer takmak zorunluyken otobüslerde milletin ayakta gidebilmesini bana bir anlatın.

Türklere özgü ikna şekli, ölümü gör.

Bazen başımı alıp gidesim geliyor ama Müge anlı dan korkuyorum beni de bulur diye.

Asansör çağırma tuşuna defalarca basarak daha hızlı geleceğini zanneden tek milletiz.

Annem beni ders çalışırken gördü, gözleri yaşardı, bıraktım ders falan çalışmıyorum. Ondan değerli mi, kıyamam ben ona.

Elini öptürmek istemeyipte elini iyice aşağı indirip beni yerlerde süründüren orta yaşlı akraba seni pıçaklarım.

Kulağımda kulaklık var, dürtüp müzik mi dinliyorsun diyor. Yok kuleden iniş izni istiyorum. Pilotum ben.

Pizzayı yuvarlak yapıp üçgen kesip kare kutuya koyanla, evleri kare ve dikdörtgen yapıp adını daire koyan kişi aynı kişi olmalı.

Eve gelen misafirin tuvalet var mı diye soruşuna ayar oluyorum. Yok biz poşete yapıp karşı apartmanın damına atıyoruz.

Anneme, anne ben evlatlık mıyım dedim. Öyle bişey olsa seni mi seçerdik dedi. Haklı kadın.

Gözleri aşka gülen en taze sögüt dalsın diyor şarkıda. Bu hayatımda duyduğum en kibar, en naif ODUNSUN deme şekli.

Her ne yapıyorsun diye sorduğumda napiim sen napıyorsun diyen Bi arkadaşım var. Yıllardır ne yaptığını bilmiyorum.


Sadece Türklere özel bir ağırlık birimi 'gavur ölüsü gibi.

Fırıncı bana sıcak ekmek veriyorum dedi. Abi nasıl olsa eve gidince annem bayatları yedirecek dedim. Sarıldık ağlaştık.

Bizler arkası gelmez dertlerimin şarkısını söylerken göbek atan bir toplumuz. Kimse bana normal olduğumuzu söylemesin. Yemem.

İnsanımız gariptir. Camı siler ayna gibi oldu der, aynayı siler cam gibi oldu der.

En iyi tedavi şekillerimizden biri, git bir elini yüzünü yıka.

Pazarda çocuğunu kaybedince feryat figan ağlayan, buluncada öldüresiye döven anne Türk annesidir.

 BİRAZ  GÜLELİM  ÇOOOOOOK  İHTİYACIMIZ VAR. ...🙂😆

 6 
 : 10 Eylül 2020, 20:33:05 
Başlatan HayalFm - Son mesaj Gönderen: HayalFm
Aşık olarak evlenmiştir çok mutlu bir evliliği vardır. Şöhretinin zirvesindedir. Gribe yakalanmış ve hiç geçmemektedir. Konserleri ve çok yoğun bir programı vardır.

 Karısının ısrarı ile grip ilacı almak için doktora gider. Vücudundaki morlukları gören doktor lösemiden şüphelenir. Hastaneye yatırmak isteyince ; Benim söz verdiğim konserlerim var ilacımı verin gideyim der..

Doktor hiç bir yere gidemezsin, bütün programını iptal et diyerek hastaneye yatırır. Lösemi olduğu anlaşılır. Aylarca hastaneden çıkamaz. Hastalık yeni başlarken teşhis edilmiştir. Morali çok yüksektir.  Allah inancı ve eşinin sevgisi en büyük dayanağıdır.

 Hastane kapısına :
« Benim büyük bir Rabbim, küçük bir derdim var » yazan bir kağıt astırır. Her gün bu kağıda bakar. Aylarca kaldığı hastaneden kanseri yenerek çıkar.

 Hastalığı sebebi ile çalışamaması, yaptığı masraflar yüzünden bir hayli borçlanmıştır. Müziğe geri döner ve borçlarını ödemeye başlar.

 Fakat acı bir sürpriz onu bekliyordur. Çok sevdiği  eşinin kendini aldattığını öğrenir. Karısından boşanır. Bu ihaneti bir türlü kabullenemez ve içine kapanır.
 Hastalığı tekrar nükseder. Bu sefer tedavi işe yaramaz.
Dönem dönem 2004 yılına kadar tedavisi devam eder . Beş yıl süren mücadelenin ardından 46 yaşında kansere yenik düşerek hayatını kaybeder.

   Ölmeden önce bir rüya görerek öleceğini anlar.

Göğebakan rüyayı gördükten sonra hemşehrisi ünlü rüya yorumcusu Mehmet Emin Kırgil'in yanına giderek Hz Şehit Kafer türbesini ziyaret eder ve rüyasını anlatır.

BEMBEYAZ KANATLARI OLAN BİR KUŞ...

    Göğebakan ziyaret sırasında Kırgil'e bir beyaz kuşun kendisini aldığını söyleyerek, "Beyaz bembayaz kanatları olan bir kuş aldı götürdü beni. Pencereden aldı beni, ben de ayaklarından tuttum, kanat çırparak götürdü beni.

   Binaların arasından geçtik. Sağlı sollu şekiller yazılar vardı eski yazıydı. Götürdü yere bıraktı beni. Orada sen şunu yap şen bunu yap diye talimat verdi" diyerek "Kuş gelip beni götürdüğünde galiba gidiyoruz" dedi.

Kırgil ise rüyanın Göğebakan'ın tekrar yükselişe geçeceğini, ömrünün uzayacağını söyledi. Ancak Göğebakan buna inanma+++, "Emin, türbedeyiz, rüyayı düzgün yorumla" dedi.

 Bunun üzerine Kırgil, "Beyaz kuş dertlerinden sıkıntılarından kurtulacağının işareti" diye yorum yaptı. Ancak Göğebakan buna da inanma+++, "Emin işte geldik işte gidiyoruz" diye yanıt verdi.

ANCAK O ÖLECEĞİNİ BİLİYORDU

Göğebakan, daha sonra küresinin 15 olduğunu daha önce ayda bir kan alırken, bunun 4 güne düştüğünü belirterek, "Aldığımız kanı 4 günde tükettik. Şimdi özel bir hastaneye gidip yine kan alacağım" dedi. Kırgil ise bütün bu konuşmaları cep telefonu kamerası ile çekti.

Kırgil, Göğebakan'ın öleceğini önceden bildiğini bunu rüyasında da gördüğünü belirterek, "Ben rüyasını kendisinin moralini bozmamak için farklı yorumladım. Ancak o öleceğini biliyordu. 'İşte geldim işte gidiyorum' dedi. Öyle de yaptı dedi.
Murat gögebakan ın annesinin sözleri olayı özetledi
Oğlum kanseri yendi ama ihaneti yenemedi...

Allah rahmet eylesin, mekanın cennet olsun.. Murat GÖĞEBAKAN

 7 
 : 25 Ağustos 2020, 15:08:45 
Başlatan ADMİN - Son mesaj Gönderen: ADMİN
-Abi 190 basıyorum "bana mısın" demiyor!

-Dinle abi! Ben Erzurum'a 10 saatte gitmiş adamım...

-Mola vermeyi hiç sevmem.. Direksiyona bi oturdum Kars'ta indim abi!

-Adama bak lan beni solladı şerefsiz! Bak şimdi abi!

-Viraja 150 ile giriyorum benim araba hiç yatmıyor.. Sanki düz yoldayım...

- Alooo İsmail abi! Sen hâlâ Bolu'da mısın biz Ankara'ya girmek üzereyiz..

- Abi burada radar yok o yüzden basıyorum.. Heyecan yapmayın...

-Herife bak bana makas attı.. Adam makas görmemiş.. Bak şimdi!

-Abi Yol kaymak gibi... ben basmıyorum araba kayıyor abi!

-Bak şimdi bak..! Tırın arkasından çıkıp öyle bir sollayacağım ki tır şoförü aptala dönecek!

-Bas bas abi! Arabanın hakkını ver!

-Hacı abi yol yapmış adamlar yolun hakkını ver! Bas abi bas!

-Şerefsiz görüyorsun 180 ile geliyorum... Neden yol vermiyorsun..

-Yaaa abi kamyonun arkasına bu kadar girmeye ne gerek vardı ki?

ABI FRENE BAS FRENE !!!!!......

Acele etme,Ecele gitme✋

 8 
 : 28 Temmuz 2020, 17:20:48 
Başlatan ADMİN - Son mesaj Gönderen: ADMİN
NAMAZ  NAMAZ  NAMAZ
Cebrail Aleyhisselamın Dilinde Namaz
Hz.Muhammed(s.a.v) buyuruyor ki...
ümmetimin önünde muhakkak 5 yokuş vardir.
Hz. Ebubekir(r.a) sordu:
'Nedir bu yokuşlar Ya Rasulullah?'
Efendimiz (s.a.v) buyurdularki:

1.ölüm ve onun zorluğu
2.kabir ve onun yalnizliği
3.Münker ve Nekir'in sualleri ve Onların heybetleri
4.terazi ve onun hafifliği
5.Sırat Köprüsü ve onun inceliği

Hz Ebubekir (r.a), bu sözü işitince öyle çok ağladı ki onunla birlikte yedi kat gök ve melekler ağladı. Bunun üzerine Cebrail(a.s)
indi ve dediki:
'Ya Muhammed (s.a.v) Ebu Bekir(r.a)'e söyle ağlamasın şu sözü işitmedi ki:
'ölümden başka herşeyin çaresi vardır' sonra Cebrail (a.s) şöyle buyurdu:

1.her kim sabah namazını kılarsa
ölüm ve onun zorluğu kolay olur

2.her kim öğle namazını kılarsa
kabir ve darlığı ona kolay olur

3.her kim ikindi namazını kılarsa
Münker ve Nekir'in heybetleri ve sualleri kolay olur

4.her kim akşam namazını kılarsa
terazi ve onun hafifliği kolay olur

5.her kim yatsı namazını kılarsa
Sırat ve onun inceliği kolay olur

ve denildi ki:
her Kim namazinda gevşeklik yaparsa ölüm anında
(la ilahe illlallah Muhammedur Resulullah)
sözünü söylemesi güçleşir.

Rabbim hepimizi hakkıyla Namazlarını kılanlardan eylesin.
Amiiinnn...

 9 
 : 13 Mayıs 2020, 21:18:01 
Başlatan ADMİN - Son mesaj Gönderen: ADMİN
Bir genç babasına sordu:
“Siz daha önce nasıl yaşadınız?
Teknolojiye erişim yok,
Uçak yok
İnternet yok
Bilgisayar yok
Gösteri yok
TV yok
Klima yok
Araba yok
Cep telefonu yok”...

Baba cevap verdi;
"Aynen sizin neslin bugün yaşadığı gibi yaşıyorduk"
“Dua yok
Şefkat yok
Saygı yok
Alçak gönüllülük yok
Yardımlaşma yok
Zaman planlaması yok
Spor yok
Okuma yok”...

Biz, 1940-1980 arasında doğan insanlar Allah'ın  sevgili kullarıyız...

 Oynarken ve bisiklete binerken, asla kask takmadık.

 Okuldan sonra akşama kadar sokakta oynardık. Hiç televizyon izlemezdik.

 İnternet arkadaşlarıyla değil, gerçek arkadaşlarla oynardık..

 Susadığımız zaman, şişelenmiş su değil, musluk suyu içerdik.

 Aynı bardağı dört arkadaşla paylaştığımız halde hastalanmazdık.

 Her gün çok pilav yediğimiz halde hiçbir zaman kilo almadık.

Yarı çıplak ayakla dolaşırdık ama  ayaklarımıza bir şey olmazdı.

 Annemiz ve babamız bizi sağlıklı tutmak için hiçbir zaman ek gıda takviyeleri, vitaminler vermezlerdi.

 Kendi oyuncaklarımızı ve oyunlarımızı  kendimiz yaratır ve onlarla oynardık.

 Ailemiz zengin değildi. Bize mal mülk  değil, sevgi verdiler.

Cep telefonlarımız, DVD'lerimiz, oyun istasyonumuz, video oyunlarımız, kişisel bilgisayarlarımız, internet sohbetimiz olmadı, ama bizim gerçek arkadaşlarımız vardı.

 Arkadaşımızın evini davet edilmeden ziyaret eder ve onlarla birlikte masada yemek yerdik.

 Senin dünyandan çok farklı olarak bütün akrabalarla iç içe yaşar, aramızda sıkı bağlar olurdu.

 Çektiğimiz fotoğraflar siyah beyazdı ama renkli anılarla dolu idi.

 Biz kendine has, anlayışlı bir nesiliz, çünkü biz ebeveynlerinin söylediğini dinleyen son nesiliz.
Ayrıca, çocuklarını dinleyen ve dikkate alan  ilk nesiliz.
Ve sizlerin yaşındayken asla var olmayan bir teknolojiyi nasıl kullanacağınız konusunda size yardımcı olabilecek kadar zeki olan da biziz !!!

SINIRLI sayıda üretildik biz...
 
Bu yüzden;

Bizden keyf alın,
Bizden öğrenin,
Hazine biziz,

Dünyadan yok olmadan  önce ...
Her şeyi ve herkesi sevin...

 10 
 : 09 Mayıs 2020, 22:45:10 
Başlatan ADMİN - Son mesaj Gönderen: ADMİN
Radyolardaki dj'ler sanal menüden dinleyicilere müzik dinletiyor . Buna ne gerek var.Herkes kendisi aynı menülerden " istediği müziği dinleyemez mi? Diye kendime sorarak , bu varsayım üzerine bu makaleyi hazırladım.      

NEDEN RADYO    Bir zamanlar ; kendi halinde yaşayan , herkesin birbirini sevip saydığı mutlu bir toplumduk.   Bir devlet radyomuz vardı. Reyting kavgasının ne olduğu bilinmeden sade ve samimi yayınların yapıldığı.  Bu güzellikler içinde yaşarken. Önce radyo kanal sayıları arttı. Sonra televizyon , bilgisayar ve cep telefonlarına hazırlıksız yakalandık.     Ağır ceza almış mahkumların , ani bir afla dışarı çıkınca ne yapacağını bilemeyip , dışarının kanunlarına un ufak olması misali..   Hazırlıksız olarak yakalandığımız bu teknoloji kanunlarıda bizi un ufak etti. Reyting uğruna her şeyi mübah gören ranta dayalı düzen 24 saat bizlere empoze edilerek , kültürümüzü tepe taklak etti.   Gurbetçilerimizin ilk geldiklerinde söyledikleri ; orada kimse kimseye birşey ikram etmez. Herkes sigarasını bile kendi cebinden yakar diye duymuş ve tuhafımıza gitmişti.     Böyle davranışlara aşağıla+++ Alaman usulü
adını koymuştuk.    Öyleki ; o hale geldikki dün  kınadıklarımız bugün fazlası ile başımıza geldi. Çıkarı olmadan insanlar birbirlerine selam bile vermez hale geldiler.    Ne dostluk kaldı ne insanlık.

    Şimdi ise tekrar toparlanmak için bir kısım idealistler bu işe gönüllü olmuşlar.    Bunların başındada radyo dj'leri gelmektedir. Amatör bir ruhla buna katkı sağlamaya çalışmaktadırlar.    Şarkı , türkü , şiir  vb. paylaşımı adı altında ; aslında yapılan ; aşk ,  muhabbet ve sevgi paylaşımıdır. Dinleyicilere birbirlerine şarkı türkü armağan ederek arkadaş ve dost olma  fırsatı sunulmaktadır.    Böylece insanlar hem yalnızlıktan kurtulacak hemde tekrar birbirlerini Sevip saymaya başlayacak. Bu hareket zamanla kademe kademe bütün topluma yayılacaktır.    Kıyaslamak gerekirse ; kişinin kendisi sanal bir siteden bir parça dinlemesi  yalnız yenen yemek gibidir. Fakat bu olay radyodan olursa sanki eşle dostla yenen yemekte beraber olmaya eşdeğerdir. Kıyası sizlere bırakıyorum.    

Sevgili programcı kardeşlerim. Biz şarkı , türkü ve şiirleri sizlerin aracılığı ile dinlemekten yanayız ve bizler böyle mutluyuz. Emeklerinize sağlık. Hepinize teşekkür ediyoruz. İleride böyle bir olumsuz fikirle karşılaşırsanız lütfen
nazari dikkate almayalım. Zira ağzı olan herkes her türlü konuşabilir. Sizler için önemli olan biz Hayalcilerin fikirleri olmalı. Gerisi teferruat olup , teferruatlarda boğulmayalım derim. Herkese saygılarımı sunuyorum.    

Erden Kaya  (Makale Yazarı)

Sayfa: [1] 2 3 4 5 6 ... 10
MySQL Kullanıyor PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.11 | SMF © 2006-2009, Simple Machines LLC XHTML 1.0 Uyumlu! CSS Uyumlu!
Bu Sayfa 0.568 Saniyede 18 Sorgu ile Oluşturuldu
 

MKPortal ©2003-2008 mkportal.it Tema By:Tilsimli 2006-2008